Güzel Yaşam, Tüm Yazılar

Azami Nezaket Günü

Bir süredir nezaketle ilgili bir kitap üzerinde çalışıyorum. Ondan aldığım ilhamla bugünü kendim ve hatta sizin için nezaket günü ilan ediyorum. Neden? Neden olmasın! 🙂

Bu nezaket size bir jest, bir iyilik yapana göstereceğiniz nezaket değil. Terslik veya kötülük yapmış birini affetmek türünden bir nezaket de değil. Asgari nezaket hiç değil. Yani bunlar zaten hep olsun.

Bugün bahsettiğim şeye “azami nezaket” diyebiliriz belki. Böyle biraz durup dururken, biraz şaşırtmalı, sevindirmeli, gülümsetmeli bir nezaket olsun.

Tanıdık, tanımadık, yakın uzak ayırmadan en az 5-10 kişiye hoşluk yapıyoruz. Lafta değil, ben sahiden yapıyorum. Mesela şöyle şeyler olabilir.

Bugün saçı güzel birini bulmaya çalışın ve söyleyin.

Bugün işlerini beğendiğiniz birini takdir edin.

Bugün kendi ışığının farkında olmayan ama sizin dev bir potansiyel gördüğünüz birine cesaret verin.

Birine beklemediği bir konuda kalpten bir teşekkür edin, bulursunuz konuyu, düşünün ne olabilir?

Trafikte birine yol verin, ekstra hoşluk gösterin. Gülümseyin hatta, şaşırsın!

Hizmetten memnun kaldıysanız bahşiş bırakın ve memnuniyetinizi güzel kelimelerle dile getirin.

Çalışırken gördüğünüz herkese kolay gelsin, işlerin rast gitsin deyin.

Bir yerde yemek yerseniz ve beğenirseniz kuru bir teşekkürden fazlasını söyleyin. Tatlı şahaneydi, kendiniz mi yapıyorsunuz diye sorun.

Güzel bir mekan bulursanız “ne hoş bir mekan yapmışsınız, çok iyi vakit geçirdim, sağolun” deyin.

Çalışmasını beğendiğiniz birinin yöneticisine e-mail atın. Ben bunu sık sık yaparım, herhangi bir işte herhangi bir pozisyon olabilir. Hostes, barista, temizlikçi, ekip arkadaşım…

Düşünün hayatında bir konuda bir zorluğun içinden geçmiş bir tanıdığınız var mı? Belki kendisi farkında değildir, ona yaptığı şeyi hatırlatın, gücünün farkına varsın.

Kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazara e-mail atın. Çizimlerini beğendiğiniz bir çizere bunu söyleyin.

Sosyal medyada takip ettiğiniz ve paylaşımlarından fayda gördüğünüz biri varsa teşekkür mesajı atın.

İş kurmuş, bir projeye başlamış birine bolluk bereket dileyin. Tebrik edin.

Bir yeniliğe, bir değişime cesaret edebilmiş birileri varsa etrafınızda aferin deyin, bravo sana, cesaretin daim olsun.

Daha başka neler olabilir bakın etrafınıza. Bakalım, bulalım.

Esasen bu anlattıklarım nezaketten öte şeyler biliyorum. Adına ne derseniz… “Güzellik görme gözlüğünü” takalım, “hoşluk bulma radarımızı” açalım, “cömertlik kepçemizi” çıkarıp, iyiyi çoğaltan kelimelerimizi kepçe kepçe verelim. “Eh işte” cümlelerinizi eklemeyelim konuşmamıza. Sadece iyileri dillendirelim.

Bugün bol kepçeden dağıtın işte. Notu kıt öğretmenlerden olmayın. Normalde öyleyseniz de bugün olmayın. Olmuş deyin, harika deyin, tebrik ederim deyin, harika yapmışsın, ne güzel yazmışsın, çok güzel giyinmişsin, harika söylemişsin deyin.

Bugün böyle deneyin. Görün bakın hiç bir azalma olmayacak.

Farkında olalım birinin avucuna bir tüy mü, yoksa göğsüne bir taş mı bırakıyor sözlerimiz?

Yazılarımı okuyan, duygularımı düşüncelerimi dinleme nezaketi gösteren size de kalpten bir teşekkür ederim. İnsan yazarken en çok kendini iyileştiriyor çünkü.

Herkese hafif bir gün ve ömür dilerim.

Sevgiyle
Seval

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir